C VİTAMİNİ
Limon ya da portakal ile birlikte Vitamin dediğimiz zaman hemen aklımıza gelen “C Vitamini”
Vücudumuzda sentez edilmiyor, pek çok işlem için gerekli ve bu nedenle dışarıdan alınması gerekiyor. Ana maddesi glikoz. Glikozu C vitaminine dönüştüren enzim ise,”L-gulonolakton oksidaz”. Bu enzime sahip canlılar C vitaminini sentez edebilirler. Bu nedenle Glikoz molekülü ile C vitamini molekülü birbirine çok benzer yapıdadırlar.
C vitamini o kadar önemlidir ki, insanlar dışarıdan yiyeceklerle günde en az 30 mg C vitamini alamazlarsa yaşamlarını sürdüremez ve “skorbüt” hastalığından ölürler.


“Yüksek Doz C Vitamini” uygulama alanları
Kanserin önlenmesi/tedavisi
Enfeksiyonların tedavisi/önlenmesi
Aterosklerozun önlenmesi
Kollajen sentezi (Bu sayede kemikler, tendonlar ve bağların güçlenmesini sağlar, ayrıca bel fıtığı gelişmesini, derinin buruşmasını ve kanserin yayılmasını önler)
Melanin sentezi
Depresyon, hiperaktivite sendromu gibi durumların tedavisi
Karnitin sentezi
Safra taşları oluşumunun engellenmesi
Obezite
Seksüel faaliyeti artırılması
Ülser ve reflünün azalması


“Yüksek doz C vitamini” nin kanser hastalarındaki kullanım amaçları


Kronik hastalığı olan birçok hastada C vitamini düzeylerini ölçtürdüğümüzde genellikle düşük olduğunu görürüz. Kanser hastalarında ise C vitamini düzeyleri diğer kronik hastalıklara göre çok daha düşüktür.
Kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi yöntemleri uygulananlarda antioksidan molekülleri yoğun olarak kullanılır ve C vitamini ile birlikte diğer antioksidanlar da hızlı bir şekilde tükenirler. Vücudun zaten az olan C vitamini kanser sebebiyle iyice tüketilir. İştahının kesilmesi nedeni ile alınan C vitamini de azalmıştır. Bu durum birçok vitamin ve mineral eksikliğine yol açar. Vücut direnci düşer, yaşam kalitesi bozulur, hastalar çabuk yorulur ve hayatı tehdit eden enfeksiyonlar geçirmeye başlar.
Hatırlatmakta fayda var ki, kanserli hücrelerin metabolizması farklıdır ve enerjilerini anaerobik yolla elde ederler. Bu süreçte de metabolizma için yalnızca glikoz kullanılır. Bu yüzden kanser hücreleri vücuttaki tüm glikozu almaya çalışır. C vitamininin yapısı glikoz molekülünün yapısına çok benzediği için tümör hücreleri C vitaminini glikoz zannederek emer.
C vitamini tümör hücresi içinde “hidrojen peroksit” adını verdiğimiz serbest radikalleri oluşturur. Normal hücreler hidrojen peroksiti “katalaz” enzimi ile yok ederek kendilerini korurlar. Ancak kanser hücrelerinde katalaz miktarı çok düşüktür. Bu yüzden kanserli hücrelerde oluşan hidrojen peroksiti nötralize edemezler. Bu mekanizma ile kanserli hücreler tahrip olurlar.
IV yüksek doz C vitamininin son dönem kanser hastalarının yaşam kalitesini arttırdığı, Fiziksel, emosyonel, zihinsel ve sosyal anlamda da anlamlı artışlar ve düzelmeler olduğu gözlenmiştir.
Bunların yanı sıra yorgunluk, bulantı, kusma, ağrı, nefes darlığı, uyku bozukluğu ve iştah kaybı gibi yakınmalarda da belirgin bir azalma olduğu saptanmıştır.
Kanser hücrelerinin farklı bir metabolizması olması sebebiyle C vitamini nitelik değiştirir ve oksidan bir hale dönüşür ve bu yolla kanser hücrelerini tahrip eder. C vitamininin sağlam dokulardaki etkisi ise farklıdır. Normal hücrelerin metabolizması için C vitamininin etkisi oksidan değil, tam tersine antioksidandır ve onları tahribattan korur.
Kanser hücreleri bağ dokusunun temel maddesi olan kollajeni parçalayan “kollajenaz” isimli bir enzim salgılarlar. Hücreleri saran bazal zar da kollajenden yapılmıştır. Eğer bazal zar parçalanırsa kanser hücreleri sağlam dokuları istila eder. C vitamini kollajen sentezini artırarak bazal zarı sağlamlaştırır ve bütünlüğünü korur. Böylece kanser hücrelerinin istilası önlenmiş olur.
Enfeksiyonlara karşı savaşan hücrelerin sayısını ve alfa-interferon düzeyini de artırır. Böylece kanser hücrelerinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.
Enflamasyonu önleyici etki yaratarak ağrıyı azaltması ve enerjiyi artırarak kişinin kendini iyi hissetmesi de ayrıca tedavilerde kullanılmasının önemli etki alanlarıdır.
Damar içi “Yüksek Doz C vitamini” tedavisini nasıl yapıyoruz?
Bu tedavide püf noktası damardan verilen C vitamininin tümörü oksitleyecek bir seviyeye kadar kanda yükseltilmesini sağlamak ve bunu devam ettirmektir. Uygulamayı haftada iki seans halinde yapıyoruz.
C vitamini uygulamasına önce düşük dozla başlayıp, sonraki seanslarda kademeli olarak yükselterek etkili doza ulaşıldığında da bu seviyede devam ettiriyoruz. Etkili doza ulaşıp ulaşmadığımızı ise her uygulamadan sonra hastadan aldığımız kandaki C vitamini seviyesini tayin ederek değerlendiriyor ve bir sonraki seansın dozunu ona göre belirliyoruz.

Hangi hastalarda “Yüksek doz C vitamini” kullanılmaz?
Glikoz 6-fosfat dehidrogenaz (G6PD) enzimi yetersiz olan hastalarda hemolize sebep olabilir.
Hemosiderozlu hastalarda da demir birikimine yol açabilir.
C vitamini kanser tedavisinde tamamlayıcı bir tedavi yöntemi olduğu kadar, kemoterapi ve radyoterapiyi kabul etmeyen hastalarda hiçbir şey yapmadan beklemek yerine zarar vermeden kullanılabilecek etkin bir tedavi metodu olarak da kullanılabilmektedir.
C vitamini uygulaması ile ilgili hiçbir yan etki görülmemiştir.