GLUTATYON
“Antioksidanların Kralı”

Son yıllarda oldukça popüler bir tedavi uygulamalarından biri haline gelen Glutatyona kısaca göz atalım. Glutatyon, hücrelerin enerji santralleri olan mitokondrilerin sağlıklı bir şekilde çalışması için gerekli bir moleküldür. Sistein, Glisin ve Glutamin’den oluşur.

Sağlıklı kalmak, performansınızı artırmak, hastalıkları önlemek ve yaşlanmanın etkilerinden korunmak,  bağışıklık işlevi ve enflamasyonun kontrolü için glutatyon düzeyleri yüksek tutulmalıdır. Araştırmalar yüksek glutatyon düzeylerininkasların iyileşme süresini kısalttığını, kas kuvveti ve dayanıklılığını artırdığını ve metabolizmayı yağ depolama yerine kas yapımına kaydırdığını göstermektedir.

Bağışıklık sistemi başta olmak üzere, cilt sağlığı, genel vücut fonksiyonları, sağlıklı bir ruh hali ve esenliği geliştirme konusundaki inanılmaz yeteneği nedeniyle antioksidanların kralı olarak bilinir.

Glutatyon desteğini hangi durumlarda tercih etmeliyiz?

Etkisi

Glutatyon dolaşıma girdikten sonra beyin, kalp, akciğerler ve kas dokusu da dahil olmak üzere tüm vücutta taşınır, böylece hücreleriniz Glutatyonun detoksifiye edici ve koruyucu özelliklerinden yüksek oranda faydalanabilir.

Kronik yorgunluk/Güçsüzlük

Baş ağrısı/Baş dönmesi

Uyku sorunları

Cilt sorunları

Konsantrasyon zorluğu

Eklem ağrıları

Ruhsal sorunlar ve depresyon

Otoimmün hastalıklar, Fibromiyalji, Kalp hastalıkları, Cilt problemleri ve diğer birçok durum, düşük Glutatyon seviyeleri ile ilişkilidir.

C Vit, E vit, Se, Kurkumin, Silimarin (Deve dikeni), N-asetilsistein (NAC) gibi takviyeler Glutatyon üretimini arttırır.

– Bol miktarda taze ürün içeren organik bir diyet, vücudunuzun Glutatyon üretimini artırmasına yardımcı olabilir, ancak emilim her zaman yeterli olamamaktadır.

IV Glutatyon, sindirim sistemini atlayarak güçlü antioksidanı doğrudan kan dolaşımına verir.

Ekibimiz